Misyonumuz

Misyonumuz

Ruh sağlığı ya da daha nesnel bir ifadeyle psikolojik sağlık, genel sağlığın ayrılmaz bir boyutu. Bir kişinin psikolojik sağlığı olmadan sağlıklı olması mümkün değil. Bugün tahmin edebileceğimizden çok daha fazla kişi tam bir psikolojik sağlığa sahip değil. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2019 yılı verilerine göre dünya üzerinde 970 milyon kişi bir psikolojik bozuklukla yaşamını sürdürüyor.1 Bu aşağı yukarı dünya üzerinde her 8 kişiden 1’inde psikolojik bozukluk olduğu anlamına geliyor. COVID-19 pandemisiyle birlikte bu rakamlarda büyük bir artış olduğu tahmin ediliyor. “Bozukluk” kelimesi kulağa itici gelen ve kişiyi damgalayan bir terim. Aslında bozukluk kavramı sadece kişide sıkıntı yaratan ve yaşamında aksamalara yol açan bir dizi düşünce, duygu, davranış ve fiziksel tepkinin bir arada görülmesi anlamına geliyor. Bu yüzden davranışçı yaklaşımda biz daha hümanist bir bakışla, insanları damgalamamak adına psikolojik bozukluk yerine psikolojik sorun demeyi tercih ediyoruz.2

Psikolojik sorunlar içinde en yaygın görülenler anksiyete ve depresyon.1 Travmatik olaylar sonrası gelişen travmatik stres sorunları, obsesif kompülsif bozukluk, yeme bozuklukları da yaygın görülen sorunlar arasında. Psikolojik sorunlar insanlarda yoğun sıkıntı yarattığı kadar yaşamlarının çeşitli alanlarını sekteye uğratarak yaşam kalitelerini ve fiziksel sağlıklarını olumsuz etkiliyor. Ciddi psikolojik sorunları olan bireyler genel topluma göre 10 ila 20 yıl arası daha kısa yaşıyorlar. Bu sorunların ekonomik sonuçları da göz ardı edilebilecek gibi değil. Tedavi maliyetlerinin yanı sıra psikolojik sorunları nedeniyle çalışamayan insanlar hem bireysel düzeyde ekonomik zarara uğruyorlar hem de toplumsal düzeyde üretim kaybına yol açıyorlar.

Pek çok psikolojik sorun için etkili tedaviler geliştirilmiş olsa da insanların bu tedavilere ulaşamadığını biliyoruz. Net bir rakam söylemek mümkün olmasa da tahminlere göre psikolojik sorunları olan 3 kişiden sadece 1’i tedaviye ulaşıyor. Ülkelerin sağlık sistemleri toplumun ruh sağlığı ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir yapılanmaya sahip değil.1 Bu nedenle çoğu ülkede psikolojik tedaviler özel kurum ve kuruluşların bünyesinde veriliyor. Buralarda da verilen tedavi hizmetlerinin kalitesi de büyük ölçüde değişkenlik gösteriyor. Maalesef ruh sağlığı alanı, herhangi geçerli bir teorik çerçeve ya da bilimsel altyapı sunmadan herkesin doğru terapi yaklaşımı konusunda kendi fikrini rahatça kabul ettiği ve savunabildiği bir alan. Bu yüzden de çoğu yerde psikolojik sorunlar için verilen tedavilerin sağladığı iyileşme net değil.

DATEM olarak misyonumuz psikolojik sağlık alanında psikoterapi hizmetlerinin kalitesini arttırmak. Bu misyon doğrultusunda psikolojik sorunları için yardım arayan danışanlara geliştirdiğimiz model çerçevesinde yüksek kalitede ve etkili hizmet sunmayı hedefliyoruz. Etkili hizmet verebilmek için psikolojik değerlendirme yapma, vaka formülasyonu geliştirme ve terapi uygulama yöntemlerini bilimsel destek almış olanlar arasından seçmek gerekir.2 Biz bu anlayışla istatistiksel ve klinik olarak anlamlı iyileşmeye yol açan yöntemler barındıran ve araştırma desteği almış modern davranış terapileri uygulamalarını çalışmalarımızda temel alıyoruz. Bunun yanı sıra etkili hizmet verebilmenin bilimsel kanıt temelli klinik uygulamayı klinik uzmanlıkla bütünleştirmeyi gerektirdiği bilinciyle modern davranış terapileri uygulamalarında eğitimlerini tamamlamış, süpervizyon sürecinden geçmiş ve düzenli konsültasyon altında çalışan klinik psikologlardan oluşan bir ekiple çalışmalarımızı yürütüyoruz. Danışanlarımızın terapi uygulamalarına verdiği cevabı düzenli takip ederek kısa sürede maksimum düzeyde ve kalıcı iyileşme sağlamayı hedefliyoruz. Bu şekilde uzun vadede psikolojik sorunların bireye yüklediği ekonomik maliyeti azaltmayı umuyoruz.


  1. World Health Organization (2022). World mental health report: transforming mental health for all. Geneva: Licence: CC BY-NC-SA 3.0 IGO. https://www.who.int/publications/i/item/9789240049338

  2. APA Presidential Task Force on Evidence-Based Practice. (2006). Evidence-based practice in psychology. American Psychologist, 61, 271-285.