image
05/01/2023

Gaslighting: Psikolojik Manipülasyon

Amerika’nın en eski sözlük yayıncısı olan Merriam-Webster sözlüğü her sene sözlüğün internet sitesinde en fazla aranan kelimeler arasından yılın kelimesini seçiyor. Bu yıl sözlük, aramalardaki %1740’lık artış ile yılın kelimesinin gaslighting olduğunu açıkladı.1 Bu yazımızda da size psikolojik şiddetin önemli bir türü olan gaslighting’i tanıtıyoruz. Bu kavramların tanınırlığının artmasını psikolojik şiddetin görünürlüğün ve ona yönelik farkındalığın artması açısından önemli buluyoruz.

Gaslighting nedir?

Kavram ismini 1938’de yayımlanan ve 1940’de sinemaya Gas Light (Gaz lambası) ismiyle uyarlanan oyundan almıştır. Oyunda erkek karakter evi aydınlatan gaz lambasını her akşam biraz daha kısarak eşini karanlıkta bırakır, eşi bunu fark ettiğinde ise inkar eder ve ona “delirdiğini” söyler. Böyle yaparak eşini “aklını yitirdiğine” inandırıp onu akıl hastanesine kapatmayı ve mücevherlerini çalmayı hedefler.

Gaslighting, kişiye kendi hafızasını, algısını, gerçekliğini ve akıl sağlığını sorgulatan bir psikolojik manipülasyon türüdür. Bu kavram en çok romantik ilişki bağlamında kullanılsa da gaslighting arkadaşlık ilişkilerinde, işte, evde ve hatta medyada ve siyasette karşımıza çıkabilir.2,3

Gaslighting örnekleri nelerdir?

Gaslighting uygulayan kişi:2,3

  • Sıklıkla yalan söyler ve kişiyi çürüten kanıtlar olsa dahi yalanı sürdürmeye hararetle devam eder.
  • Sizi söylemediğiniz, yapmadığınız şeylerle itham eder. Sıra kendisine gelince ise “Ben öyle bir şey söylemedim, ben yapmadım.” gibi ifadelerle durumu inkar eder.
  • Hakaret içeren sözler sarfederek karşısındaki kişiyi küçük düşürmeye çalışır. “Boş konuşuyorsun.” veya “Bir insan nasıl bu kadar beceriksiz olabilir?!” bu sözlere birer örnektir.
  • Karşısındaki kişinin duygu ve düşüncelerini önemsizleştirir. Manipüle etmeye çalıştığı kişiye “Sen de çok abartıyorsun. Bunda bu kadar kızacak, üzülecek bir şey yok.” gibi sözler sarf eder.
  • Güçsüz duruma düşeceğini, haksız çıkacağını hissederse karşı atağa geçer ve suçlamalar yapmaya başlar. Örneğin kişi “Sen çok baskıcı biri olduğun için ben de yalan söylemek zorunda kaldım.” diyebilir.
  • Konuşma esnasında “Bu konudan çok sıkıldım, başka bir şeyler konuşalım” diyerek konuyu değiştirmeye veya dikkati başka yöne kaydırmaya çalışır.
  • Görmezden veya duymazdan gelir. Örneğin konuşmanın ortasında hiçbir şey demeden çekip gider veya karşısındaki kişi konuşurken onunla ilgilenmediğini gösteren şekillerde davranır (televizyonun sesini yükseltmek, göz temasını kesip işine dönmek gibi).
  • Tehdit ve sabote eder. 

Görüldüğü gibi çok çeşitli gaslighting davranışları olduğunu söyleyebiliriz.

Kimler neden gaslighting’e başvurur?

Bu alanda yapılan araştırmalar henüz çok yeni ve az sayıda olsa da narsistik kişilik bozukluğu, antisosyal kişilik bozukluğu ve borderline kişilik bozukluğu gibi çeşitli psikolojik tanıları olan kişilerin daha fazla gaslighting davranışları sergilediği düşünülmektedir, fakat herkes zaman zaman bu davranışları sergileyebilir.3,4 Gaslighting uygulayan kişinin temel motivasyonu karşı taraf üzerinde hakimiyet kurmak ve ilişkide baskın güç olmaktır. Bu hakimiyet beraberinde kişiye istediği her şeyi yapabilmek için geniş bir hareket alanı sağlarken, onu kendi eylemlerinin olumsuz sonuçlarıyla yüzleşme sıkıntısından da kurtarır. Böylece tüm gaslighting davranışları artarak sürmeye devam eder.

Gaslighting’e maruz bırakılan kişi neler yaşar?

Gaslighting, maruz bırakılan kişi için son derece zor deneyimlere sebep olur. Kendi gerçekliğine, algısına güvenemeyeceğini düşünen kişi tek başına karar almakta zorlanır. Bunun sonucunda özgüven sorunları yaşamaya başlar. Kişi durumun farkında olmadığından, kendisini manipüle edenden başkasına güvenemeyeceğini düşünür ve güvendiği bu kişiyi kaybetmekle ilgili yoğun bir kaygı duyar. Kaybetme korkusu sebebiyle gaslighting uygulayan kişiyle tartışmaktan kaçınır, bu da manipülasyonların sürmesine neden olur. Kontrol algısı gitgide zayıflayan kişi çaresiz ve suçlu olduğunu düşünebilir. Tüm bunlar kişiyi anksiyete, depresyon, travmatik stres, özgüven sorunları gibi pek çok psikolojik sorun geliştirmeye açık hale getirir.

Gaslighting ile nasıl baş edilir?

Gaslighting’e maruz bırakıldığınızdan şüphe ediyorsanız yapılabilecek ilk şeylerden biri konuya dışarıdan bir göz gibi bakmak ve delil toplamaktır. Şüpheye düşürüldüğünüz konularda notlar alabilir, mesajları ve mailleri saklayabilir, hatta fotoğraflar çekebilirsiniz; kişiyi tum bu delillerle yüzleştirebilirsiniz. Bu deliller perspektifinizi kendinizden emin bir şekilde korumanıza yardımcı olacaktır. İletişimde kişisel sınırlarınızı korumak gaslighting ile mücadelede önemli bir adımdır. Ayrıca güvendiğiniz yakınlarınızla bu durumu paylaşabilir, onların fikirlerini ve desteğini alabilirsiniz. Son olarak gaslighting uygulandığından emin olduğunuzda bu ilişkiyi bitirmeyi, bitirmenin mümkün olmadığı durumlarda ise (örneğin iş ilişkileri) sınırlandırmayı değerlendirebilirsiniz. Tüm bu alanlarda güçlenmek ve gaslighting’in olumsuz etkilerinden korunmak için bir uzman yardımı alabilirsiniz.3,5
 

Devamını Oku
image
05/01/2023

Çevrimiçi Kandırmaca: Catfishing

Sosyal medya platformları zaman ve mesafeler fark etmeksizin insanlara başkalarıyla iletişim kurma olanağı sağlıyor. Bazı kişiler bu platformları farklı kültürden insanlar tanımak, onlarla bilgi ve deneyimlerini paylaşmak veya romantik ilişkiler kurmak için kullanırken bazıları tamamen farklı ve tehlikeli amaçlar için kullanıyor. İşte bu tehlikelerden biri de “catfishing”. Dilimizde henüz bir karşılık bulmasa da catfishing, ülkemizde birçok kişinin zaman zaman maruz kaldığı, dikkate alınması gereken bir tehlikedir.

Catfishing nedir?

Catfishing kavramı sosyal medyada, özellikle flört ve arkadaş edinme amaçlı kullanılan platformalarda (Facebook, İnstagram, Tinder, Bumble gibi), kendini olduğundan başka biri gibi tanıtan kişiler için kullanılır.1 Kendini farklı tanıtmak dendiğinde aklınıza boyu biraz daha uzun söyleme, kiloyu biraz daha az ya da fazla söyleme gibi ufak detaylar gelmesin. Catfishing’de kişi kimliğini bütünüyle değiştirir ve bunun için sahte isimler, sahte fotoğraflar, sahte meslek veya eğitim bilgileri kullanır. Dolayısıyla catfishing en temelde tehlikeli bir “aldatma” türüdür.2,3

İnsan neden kendini olduğundan farklı tanıtır?

İnsanın kendini olduğundan tamamen farklı tanıtmasının farklı sebepleri olabilir.2,4

  • Maddi kazanç: Catfishing’in belki de en önemli amacı karşıdaki kişiden maddi kazanç elde etmektir. Kişi kendisini olduğundan farklı tanıttığı kişiden çeşitli bahanelerle (tedavi masrafı, işte çıkarılma, acil ödenmesi gereken bir fatura gibi) yüklü miktarlarda para alır. Bu dolandırıcılıkta karşıdaki kişinin duygularına, beklentilerine yönelik ciddi bir istismar söz konusu olur.
  • Kendinden kaçış: Kişi kendi bedeninden memnun olmadığında idealize ettiği başka bir bedene sanal ortamlarda bürünerek memnun olmadığı kendinden bütün olarak kaçınır. Catfishing’de tercih edilen fotoğraflar, genele bakıldığında düzgün, çekici vücut ve yüz hatlarını içeren fotoğraflardır.
  • Cinsel tatmin: Gerçek hayatta istediği cinsel hazza ulaşamayan, cinsel ilişki kurmakta güçlük çeken kişiler bunu sanal ortama taşıyabilirler. Sanal ortamlarda siber seks ile cinsel tatmine ulaşırlar. Burada yine önemli nokta, kişinin kendi kimliğinde değil tamamen farklı bir kimlikte olarak bunu yapmasıdır.
  • Yalnızlık: Gerçek hayatta anlamlı ilişkiler kuramayan ve bu sebeple yalnız hisseden kişiler, insanları kendilerine çekmek için farklı, daha “seçilebilir” profiller kullanabilirler. Böylece sanal dünyada da olsa yalnızlık hissinden kurtulmaya çalışırlar.

 

Özetle catfishing’de kişinin kendini olduğundan farklı tanıtmasının sebebi, farklı yönlerden karşısındaki insandan fayda sağlamak istemesidir. Nedeni her ne olursa olsun, maruz kalan kişi için catfishing maddi manevi yıkıcı sonuçlara yol açar.

Catfishing’i nasıl anlarsınız?

Sosyal medya ve özellikle flört uygulamalarını kullanırken bir aldatmaca içinde olduğunuzu gösteren işaretlere dikkat etmeniz gerekir.4 Görüştüğünüz kişi eğer:

  • Buluşmayı veya görüntülü konuşmayı sürekli reddediyorsa,
  • Sizin dışınızda başka takipçisi veya takip ettiği kişi yoksa veya azsa,
  • Profili yeniyse ve paylaşımları son birkaç zamandır varsa,
  • Sıkça müstehcen konuşmalara girmeye çalışıyor veya buna yönelik fotoğraf yollamanızı talep ediyorsa,
  • Sosyal medyada kendisi ile ilgili bilgiler çok kısıtlıysa,
  • Farklı sebeplerle, sürekli şekilde ve az başlayıp giderek artan miktarlarda para göndermenizi talep ediyorsa,
  • Sizinle ilgili çok özel bilgileri bilmek istiyorsa,
  • Kısa bir süre içinde ve sadece sanal iletişim kurduğunuz halde sıklıkla sizi çok sevdiği, size çok değer verdiği ve sizin daha öncekilerden farklı olduğunuz yönünde söylemlerde bulunuyorsa

bir çeşit aldatmaca içinde olma ihtimalini değerlendirmelisiniz.

Ne yapabilirsiniz?

Bir düşünün; aylardır Instagramdan her gün konuştuğunuz, sabah kalktığınızda onun günaydın mesajıyla güne başladığınız, gün içinde olan biten her şeyi paylaştığınız, hem maddi hem manevi destek olduğunuz, size kendinizi çok özel hissettiren sözler sarf eden kişinin bütünüyle yalan ve aldatmacadan ibaret olduğunu farkına vardınız. Kendinizi nasıl hissederdiniz? Belki şaşkın, çaresiz, üzgün; belki maddi manevi kayıplarınız sebebiyle kaygılı…Önce olanlara inanmakta güçlük çekebilir hatta kandırıldığınızı inkar edebilirsiniz. Bu şekilde ilişkinizi bir süre daha sürdürerek aslında kandırılmadığınıza, karşınızdakinin gerçek olduğuna yönelik birtakım işaretler bulmaya çalışabilirsiniz. Ancak bunu sürdürmeye çalışmak sizi daha büyük bir çıkmaza sürükler. Bu noktada yapmanız gereken ilk şey, maddi manevi daha fazla hasara uğramadan karşınızdaki sahte kişiyle iletişimi tamamen kesmektir. Eğer iletişimi kesmekte ve ilişkiyi bitirmekte güçlük çekiyorsanız, size zarar veren bu ilişki sebebiyle kaygınızı ve diğer duygularınızı yönetmekte güçlük çekiyorsanız ve ilerleyen zamanlarda kuracağınız ilişkilerde daha sağlıklı adımlar atmak istiyorsanız uzman desteğine başvurmanız faydalı olacaktır.
 

Devamını Oku
image
12/12/2022

İlişkide Yedek Oyuncu Olmak

Dating (flört amaçlı görüşme) kavramlarına her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Bu yazıda popülerleşen terimlerden benching hakkında konuşacağız. Benching ya da Türkçe karşılığı ile yedekte tutma, romantik bir ilişki kurma yolunda birisiyle görüşürken kendine daha uygun bir partner bulma umuduyla başkalarıyla da görüşmek, flört etmektir.1 Benching, tahmin edilenden çok daha yaygın bir davranıştır. Şu ana kadar fark etmediyseniz bile, bu yazıyı okuduktan sonra “A ben de şu kişiyi yedekte tutmuşum aslında!” deme ihtimaliniz oldukça yüksek.

Neden benching?

Flört ettiği insanı yedekte tutan kişi seçeneklerini her zaman geniş tutar ve başkalarına kendisini ulaşılabilir gösterir. Benching davranışını sergileyen kişinin temel motivasyonu, hali hazırda birlikte olduğu ve vakit geçirdiği kişiden “daha iyisini” bulabilme olasılığıdır. Daha iyi olma kriteri kişiden kişiye değişir. Zeka, mizah yeteneği, sosyal statü, ekonomik durum ve cinsel performans bu kriterlere örnek verilebilir. Yedekte tutulan kişi, “İyi de madem benden memnun değil, neden görüşmeye devam ediyor?” diye düşünebilir. Ancak “olası sevgiliyi” yedekte bekleten kişi, aslında yedekte beklettiği kişiyle görüşmekten memnundur. Bu nedenle yedekte tuttuğu kişi ile iletişimini koparmak istemez.

Diğer yandan, yedekte tutan kişinin “daha iyisini” bulma umudu, ilişkiyi flörtten ileri götürmenin, sevgili olmanın önünde engel olur. Çünkü benching davranışı, daha yüksek ideallere ulaşma isteğini devam ettirir. Sonuç olarak, bir partnerden beklentileri sürekli yükselerek değişen kişi, daha farklı özelliklere sahip ve kendisi için daha iyi olacağını düşündüğü flört adaylarını sürekli olarak arar. Dikkat edin, “flört adayı” diyorum. Çünkü yedekte bekleten kişiler görüştüğü kişiyle kurabileceği ilişkinin hayalinden tam olarak tatmin olmaz. Bu nedenle bu kişi, flörtün ötesinde düzenli bir ilişki kurmakta ve yürütmekte zorlanır. Bu kişiler, bağlanma problemi yaşar ve ilişkilerine gerekli yatırımı yapmazlar.2

Arkadaşlık uygulamaları partner seçimini zorlaştırır.

Arkadaşlık uygulamalarının yaygınlaşması ve sosyal medya kullanımının artması ile farklı kültürel ve ekonomik düzlemlerden insanlara ulaşmak artık çok kolay.1,3 Fiziksel özellikleri, yetenekleri ve ilgi alanları birbirinden farklı çok sayıda insana saniyeler içinde ulaşılabilir. Bu kadar çok “seçenek” olması, partner seçimini zorlaştırır. Bu nedenle sosyal mecraların, flörtlerini yedekte bekleten kişinin kafasını daha da karıştırdığı söylenebilir.

Yedekte olduğumu nasıl anlarım?

Flört sürecinde deneyimlere ve duygulara kulak vermek bazı çarpıcı ipuçlarını (red flags) yakalamaya yardımcı olur. “Neler oldu az önce? Beni seviyor mu? Biz şimdi neyiz?” gibi soruları kendi kendinize sıklıkla soruyor ama bu soruları flörtünüze yönelttiğiniz zaman tatmin edici cevaplar alamıyorsanız; görüşmelerinizde çok eğlenseniz bile günlerce yeni bir plan yapmakta zorlanıyorsanız; bazen mesaj ve aramalarınıza uzun süre boyunca cevap alamıyorsanız yedekte tutulduğunuz bir flört ilişkisinde olabilirsiniz.

Yedek kulübesinde oturmak nasıl hissettirir?

Bu kişi benim sevgilim.” demek için bekleyen kişi, ilişkiden beklentisi karşılanmadığı için zamanla mutsuzlaşır. Flört döneminde bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder. Genellikle, yedekte bekletilen kişi, flört ilişkisindeki sıkıntılardan dolayı kendini suçlamaya başlar. Üzüntü ve suçluluğun yanı sıra kendisine ve kendini yedekte tutan kişiye karşı öfke; ilişkinin bir geleceği olup olmayacağı ile ilgili kaygı duyar.

Yedekte bekletilen kişi, karşıdakinin kendisinden beklentisini anlamakta güçlük çeker. Çünkü flört ederken mutlu görünen bencher (yedekte tutan kişi), flörtü bir sonraki düzeye taşımak ve beklettiği kişiye bağlılığını göstermek konusunda çekingen davranır. Bu durum, artık ilişkisini isimlendirmek ve flört ettiği kişiyi partneri olarak hayatına almak isteyen tarafın kafasını karıştırır; onu yorucu ve stresli bir deneyime sürükler. Yedekte bekletilen kişi; yoğun duygu ve düşüncelerininin sonunda umutsuzlaşıp, içine kapanıp depresyon ve kaygı sorunları yaşayabilir.

Yedek kulübesinden çıkmak için ne yapabilirim?

Yedekte tutulduğunuzdan ve flört ettiğiniz kişinin başkalarıyla da görüştüğünden şüphelendiniz. Sonuç olarak istemediğiniz duygulara kapıldınız. Bu durumda yapılabilecek ilk şey: duygularınızı ve neden böyle hissettiğinizi flört ettiğiniz kişi ile paylaşmaktır. Kendi kendinize düşünerek bir sonuca varmayacak soruları, flörtten ileri düzey bir ilişki kurmak istediğiniz kişiye yöneltin. “Bu ilişkiden ve benden beklentin ne? Sen nasıl mutlu olacaksın?” gibi soruları karşınızdakine sormak ve aynı sorulara kendi cevaplarınızı paylaşmak açık bir iletişime kapı aralar.4 Böylece, kendi mutluluğunuz ve ilişkiniz için neler yapabileceğinizi değerlendirme fırsatınız olur.

İlişkiden beklentiler uyuştuğu zaman, yedekte tutma davranışı kesilir ve ilişki iki tarafın da isteğine uygun, tatmin edici bir şekilde devam eder.4,5 Eğer ilişkiden beklentiler uyuşmazsa ilişkiyi bitirmek için konuşma fırsatı doğar. Açık iletişim kurarak flört dönemindeki belirsizlikleri gidermek, kişinin kendi mutluluğu için adım atmasına yardımcı olur.

Devamını Oku
image
14/11/2022

Gelişmeleri Kaçırma Korkusu: FoMO

Günümüzde gencinden yaşlısına birçok kişi sosyal medya platformlarından en az birini aktif bir şekilde kullanıyor. Instagram, Facebook, Twitter, Tiktok, Snapchat, Linkedln gibi farklı amaçlara hizmet eden birçok platforma erişim sağlıyoruz. Instagram’da fotoğraf paylaşıyoruz, Twitter’da gündemi takip ediyoruz, Linkedln’de profesyonel bağlantılar kurarak kariyer fırsatları elde etmeye çalışıyoruz. We are Social 2021 Türkiye Raporuna göre ülkemizde insanlar her gün ortalama 2 saat 29 dakikasını sosyal medya üzerinde geçirirken,1 2022 yılı için yayınlanan rapor bu sürenin neredeyse 3 saate çıktığını gösterdi.2 Gün içinde sosyal medyaya ayrılan sürenin giderek artması, ruh sağlığı alanında yeni bir sorunun tanımlanmasına sebep oldu.

 

FoMO nedir?

İngilizce “Fear of Missing Out” kelimelerinin baş harflerinin kısaltması olan FoMO dilimize “gelişmeleri kaçırma korkusu” şeklinde çevrilmiştir. FoMO başkalarının yaptıklarıyla sürekli bağlantıda kalma isteğiyle ilişkilendirilir.3 Kişi FoMO deneyimliyorsa, kendisinin bulunmadığı ortamlarda, başkalarının neler yaptığını, neler deneyimlediğini kaçırmaya yönelik kaygı ve korku duyar.4

FoMO sorunu nasıl anlaşılır?

Hepimiz gün içinde belli bir süre sosyal medyada vakit geçirir ve gelişmeleri kontrol ederiz. Ancak FoMO yaşayan kişiler için durum biraz daha farklıdır. Bu kişiler başkalarının hayatındaki gelişmeleri, planları, aktiviteleri kaçırmaya yönelik duydukları kaygı sebebiyle:5

  • Sürekli sosyal medya hesaplarını kontrol ederler.
  • Sosyal medyaya erişim sağladıkları cihazlarından uzak kalamazlar (telefon, tablet gibi).
  • Başkalarını takip etmelerinin yanında, kendilerine yönelik en ufak gelişmeyi de sosyal medyada paylaşma ihtiyacı duyarlar.
  • Gelişmelerden uzak kalmamak adına hasta dahi olsalar yapılan planlara uyum sağlamaya çalışırlar.
  • Gelişmeleri kaçırmamak için hoşnut olmayacakları aktivitelere katılırlar.

Sosyal medya kullanımı FoMO sorununu nasıl sürdürür?

Sosyal medya, başkalarının hayatındaki gelişmeleri takip edebildiğimiz, günlük aktivitelerine tanık olabildiğimiz platformları içerir. Dolayısıyla sosyal medya kullanımı gelişmeleri kaçırmaktan yoğun kaygı duyan kişiler için önemli bir ihtiyaçtır.6 FoMO sorunu yaşayan kişiler, gelişmeleri kaçırdıkları veya herhangi bir planın dışında kaldıkları takdirde kendilerini sosyal olarak izole, dışlanmış ve geride kalmış hissederler.6,7 Bu sebeple gün içinde hatırı sayılır zamanlarını sosyal medya hesaplarını kontrol ederek geçirirler.8 Sosyal medya hesaplarını sıklıkla kontrol etmeleri gelişmeleri kaçırma riskini azaltır; dolayısıyla bu riske dair kaygıları da diner. Öte yandan, her ne sıklıkta kontrol edilirse edilsin, sosyal medya platformları oldukça dinamiktir. Sürekli farklı gönderiler, yeni haberler paylaşılır. Kişi sosyal medyasını kontrol ederek gelişmeleri yakalasa da; yeni gelişmeleri ve yeni paylaşımları kaçırma ihtimali kişide tekrar kaygı yaratır. Sürekli sosyal medya kontrolü yapmak, kişinin kontrol etmeden gelişmeleri kaçırmaya yönelik kaygısı ile başa çıkmayı öğrenmesini engeller. Dolayısıyla sürekli kontroller kısa bir süre için kaygıyı azaltsa da, kişi bu kaygıyla başa çıkmayı öğrenemediği için kaygısı devam eder ve tekrar tekrar sosyal medya hesaplarını kontrol eder.

FoMO sorunu yaşıyorsanız;

Sürekli sosyal medya hesaplarınızı kontrol etmenizin işlevsel olmadığını bir önceki başlıkta görmüş olmalısınız. Bunun yerine sosyal medya kullanımınıza sağlıklı sınırlar koymayı, kontrollere harcanan zamanı başka aktiviteler ile değerlendirebilmeyi ve burada ortaya çıkan kaygıyla baş etmeyi öğrenmeniz daha etkili olacaktır. Gelişmeleri kaçırmaya yönelik kaygınızı yönetmeyi tek başınıza öğrenmeniz her zaman kolay olmayabilir. Dolayısıyla böyle zamanlarda destek almayı düşünebilirsiniz. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), kaygı sorunlarına yönelik iyilik hali sağlamada etkililiği kanıtlanmış bir terapi sistemidir.9,10,11 Yetkin bir terapist eşliğinde sürdürülen BDT seanslarıyla gelişmelerden uzak kalmaya yönelik kaygınızı yönetmeyi öğrenir ve sosyal medya kontrollerinizi ideal düzeye çekebilirsiniz. Ayrıca, sosyal medyaya ayırdığınız zaman azaldıkça gün içinde farklı aktivitelere ve sorumluluklara daha fazla zaman ayırmaya başlayabilirsiniz.
 

Devamını Oku
image
14/11/2022

Çevrimiçi Flört Uygulamaları: Dahiyane Bir Keşif mi, Kaçış mı?

“Bildirim: Tebrikler, 1 yeni eşleşme”

Bu bildirimi tanıyor musunuz? Daha önce telefonunuza bunlardan hiç geldi mi? Çevrenizdeki kişilerin telefonlarına bunların geldiğini gördünüz mü? Kendi telefonunuza bu bildirim gelmese bile çevrenizden mutlaka duymuşsunuzdur. Çevrimiçi flört uygulamaları 2000’li yıllar ile popüler kültürün hayatımıza kattığı ve gün geçtikçe daha çok kullandığımız sosyal medya platformları olarak karşımıza çıkıyor. Peki nedir bu uygulamalar, neden bu kadar popülerler ve bunların psikolojimize etkileri neler? Tüm bu merak edilen soruların cevabını vermek için önce çevrimiçi flört uygulamalarını tanıyalım.

Çevrimiçi flört (online dating) uygulamaları nedir?

Sosyal medyanın alt alanlarından biri olan çevrimiçi flört uygulamalarının, teknolojinin gelişmesiyle ve özellikle akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte adını sıkça duymaya başladık. Genel tanımıyla çevrimiçi flört uygulamaları, kullanıcıların konum bilgilerini kullanarak çevrelerindeki potansiyel partnerlerle tanışmalarını ve iletişim kurmalarını sağlayan teknolojik flört hizmetleridir. Kullanıcıların uygulamalardaki profilleri, tipik olarak metinsel açıklamalar, çeşitli fotoğraf ve videolar aracılığıyla kendilerini tanıttıkları sayfalardan oluşur.1 Kişiler uygulamaları diğer kullanıcılarla sohbet, flört, romantik ilişki, cinsel birliktelik ve/veya arkadaşlık gibi isteklerini karşılamak amacıyla kullanırlar.

Gün geçtikçe bu uygulamaların kullanıcı sayısı artıyor. Güncel raporlara göre dünya genelinde çevrimiçi flört uygulamalarını kullanan kişi sayısı 323 milyon kullanıcıyı aşmıştır.2 Peki, insanları bu uygulamalara çeken şey ne? Yapılan bir araştırma bunun akran etkisinden ve uygulamaların popülerliğinden kaynaklandığını bulmuştur.3 Ancak uygulamaların kişiye belli avantajlar sağladığı da aşikâr, bunlar;4,5

  • Uygulamalar kullanıcılara fiziksel yakınlıktaki potansiyel tüm adayları listeler. Kişinin yakın çevresinde bulunan ve etkileşime açık potansiyel partnerleri bir arada değerlendirmesine olanak sağlar.
  • Etkileşime geçmeden önce potansiyel partner hakkında bilgi toplamaya olanak sağlar. Kişi eşleşme öncesinde potansiyel partnerin kendini tanıttığı kısa ön metni okur, fotoğraf ve/veya video gibi görseller vasıtasıyla fiziksel özelliklerini inceler.
  • Konumlar arası hareketlilikte kesintisiz kullanım sağlar. Kişi konumunu değiştirdiğinde mevcut veya yeni partnerlerle fiziksel mesafe artsa da konuşmaya ve tanışmaya devam eder.
  • Uygulamalar kullanıcıya bildirimler ve uyarılar verir. Kişi uygulamanın sesli, titreşimli, görselli bildirimleriyle potansiyel partnerlerle etkileşim sürecini hızlandırır ve doğrudan iletişime geçer.

En temelinde, uygulamalar zamanda tasarruf ve enerji kazancı sağlar. Yani kişi telefona yüklediği uygulama vasıtasıyla; insanlarla tanışabilir, farklı şehirlerde hatta farklı ülkelerdeki potansiyel partnerlerle iletişime geçebilir ve fiziksel buluşma olmaksızın görüntülü konuşma özelliği ile iletişimi sürdürebilir. Bunun yanı sıra kullanıcılar uygulamada geçirdikleri vakit içerisinde keyif de alırlar. Peki kişilerin bu uygulamaları kullanmaya yönelik motivasyonları nedir?

İnsanlar neden çevrimiçi flört uygulamalarını kullanır?

Çevrimiçi flört uygulamalarının kullanımı son yıllarda dikkat çekici düzeyde artış gösterdi. Uygulamaların özellikle gençler arasında popüler olduğu ve kullanımının yaygın olduğunu söyleyebiliriz. Yapılan bir araştırmada flört uygulaması kullananların %85’inin 18-34 yaş arasında olduğu bulunmuştur.6 Peki uygulama kullanım davranışı hakkında başka neler biliyoruz? Kişilerin uygulama kullanım motivasyonları 3 ana kategoride toplanabilir;7

  1. İlişkisel kullanım: Cinsel ihtiyaçlar, romantik partner aramak, arkadaşlık geliştirmek vb.
  2. İçsel motivasyonlar: Özgüven tatmini, merak, doğrudan ve kolay ilişkisel iletişim, iyi hissetme, beden algısı tatmini vb.
  3. Mobil uygulama sektöründeki popülerliği: Uygulamaların oyuna benzer eğlenceli arayüzü, çevredeki diğer kullanıcılarla etkileşim, akranlar arası popülerlik vb.

Yeni bir akım olarak görebileceğimiz çevrimiçi flört uygulamalarının, bazı kişilerin gündelik hayatlarının bir parçası haline geldiği söylenebilir. Dolayısıyla, uygulamaların kullanıcılara olan psikolojik etkilerinden de bahsetmek gerekir.

Çevrimiçi flört uygulaması kullanmak bir sorun mudur?

Bir davranışın devam etmesi ve sıklığının artması o davranıştan elde edilen sonuca bağlıdır.8 Yani kişi davranışı gerçekleştirdikten sonra tatmin olursa veya iyi hissederse o davranışı sürdürür. Aynı zamanda kişinin davranışı sonrası hoşnut olmadığı veya ona sıkıntı hissettiren bir durum ortadan kalkarsa, kişi yine davranışı devam ettirir.

Bu bilgi doğrultusunda çevrimiçi flört uygulamaları kullanım davranışını da anlamlandırmak mümkündür. Örneğin, kişi uygulamayı kullandığı süreç içerisinde yeni insanlarla konuşmaktan, tanışmaktan ve/veya buluşmaktan keyif alır. Diğerlerinin onu beğenmesi, ona ilgi göstermesi, iltifat etmesi kişiyi tatmin eder ve hoşuna gider. Bunun yanı sıra kişi sıkıntı ya da sorunla karşılaştığı durumlarda, kendini olumsuz duygu ve düşüncelerden uzaklaştırmak için uygulamayı kullanabilir. Dolayısıyla kişi uygulama kullanım davranışını bu şekilde sürdürür. Bu örneklerle uygulama kullanımının kişinin hayatında bir sorun teşkil etmediği ve hatta bir tür kişinin baş etme stratejisi olduğu düşünülebilir. Ancak uygulama kullanımı kişinin hayatında sorun ve sıkıntı yaşamasına neden olabilecek noktaya gelebilir. Peki ama nasıl?

Kişi uygulamayı duygularından ve sorunlardan kaçarak, iyi hissetmek amacıyla kullandığında buna sorunlu kullanım diyebiliriz. Çünkü kişi vaktinin çoğunu uygulamalarda geçirir ve yaşadığı sorun ve sıkıntılara yönelik doğru baş etme stratejileri geliştiremez. Bunun sonucunda kişi duygusal olarak güçsüzleşir, sorunlarını çözemez hale gelir. Dolayısıyla uygulama kullanımı kişinin çeşitli yaşam alanlarında olumsuz etkilere neden olur. Kişinin bu davranışı sürdürmesi yaşadığı sorun ve sıkıntılara karşı anlık aldığı sonuçlara bağlıdır. Yani kişi davranışı, sorun yaşamasına ve sıkıntı hissetmesine neden olan durumdan onu uzaklaştırdığı, rahatlattığı ve iyi hissettirdiği için devam ettirir. Net olması açısında örnek üzerinden gitmek daha açıklayıcı olabilir.

Örneğin; İş kaybı yaşadığı için özgüveni zedelenmiş ve çökkün bir duygudurum içerisinde bulunan biri olduğunu varsayalım. Bu kişi yaşadığı sıkıntıdan dolayı dışarı çıkmaz, arkadaşlarıyla görüşmez, yeni iş aramaz ve ailesiyle vakit geçirmez bir durumdadır. Ona tek iyi gelen şey tüm gün evden dışarı çıkmadan, çevrimiçi flört uygulamalarında vakit geçirmek, yeni insanlarla tanışmak ve konuşmaktır. Bu kişi kısa vadede ilgi gördü, özgüvenini tatmin etti, işle alakalı olumsuz düşünceleri zihninden uzaklaştırdı, fiziksel hareketliliğini asgari düzeyde tuttu, bir sürü kişiyle konuştu ve bunlar ona iyi ve konforlu hissettirdi. Dolayısıyla bu davranışı sürdürdü. Ancak uzun vadede kişi arkadaşlarıyla görüşmediği için onlarla arası bozuldu, ailesiyle yaşadığı sorunları konuşmadığı için ilişkileri sarpa sardı, yeni bir iş aramadığı için maddi zorluklarla karşılaşmaya başladı, dışarı çıkmadığı ve davranışlarını kısıtladığı için kilo aldı ve çökkün duygudurumdan çıkamadı.

Bu örnekte kişinin flört uygulamasını kendisine sıkıntı yaratan durumlardan, duygulardan kaçınmak için kullandığı görülüyor. Uygulama kullanım davranışı kişinin uzun vadede hayatının önemli alanlarını sekteye uğratıyor. Dolayısıyla bu örnekte çevrimiçi flört uygulama kullanımının sorunlu bir davranış haline geldiğini söyleyebiliriz. Siz de kendinizde veya çevrenizde uygulama kullanım davranışının bir kaçınma işlevi olduğunu fark ediyor olabilirsiniz. Peki öyleyse ne yapılabilir?

Çevrimiçi flört uygulama kullanımı sorun haline geldiğinde neler yapılabilir?

Uygulama kullanımını sorun olarak görüyorsanız, bu davranışın nasıl sürdüğünü anlamak ilk ve en önemli basamak olacaktır. Bu davranışın ortaya çıkmasına neden olan durumları ve tetikleyicileri bilmek, kısa vadede sağladığı etkiyi ve uzun vadede yol açtığı sorunları detaylandırmak bu kavramsallaştırma ile mümkündür.8 Etkili olduğu bilimsel araştırmalarca gösterilmiş BDT ya da açılımıyla Bilişsel Davranışçı Terapide, değerlendirme sonrası oluşturulan kavramsallaştırmayla birlikte kaçınma davranışının önüne geçecek egzersizler planlanır. Kişinin hayatında sorun ve sıkıntı deneyimlemesine neden olan duygu, düşünce ve davranışlarla teması etmesi ve doğru baş etme stratejileri kazandırılması hedeflenir. Bu kişinin deneyimlediği olumsuzluklara karşı tolerans kazanmasını sağlar ve bunun sonucunda kişinin işlevselliğini sekteye uğratan durumların önüne geçmesi sağlanır.

Yukarıda verdiğimiz örnek üzerinden terapi nasıl işler bir bakalım. Kişinin uygulama kullanımını kaçınma işlevinin önüne geçilmesine yönelik yol haritası belirlenir ve aşamalı bir biçimde uygulama kullanımını sınırlaması için çeşitli yöntemler kullanılır. Bunun yanı sıra kişinin çökkün duygudurumdan çıkması, yaşamının farklı alanlarındaki sorunlarını çözmesi, bireysel gelişiminin sağlaması için yöntemler kullanılır. Kişinin aktif bir şekilde hareket halinde olmasına çalışılır. Tüm bunların sonucunda kişinin yaşamında işlevselliğinin geri kazanılması sağlanır.

Devamını Oku
image
12/10/2022

Kendini Başkası ile Kıyaslama

Çocuklukta başlar kıyaslama cümleleri. Büyükler “Bak onun dersleri de iyiymiş; falancanın kızı gitar çalabiliyormuş…” gibi birçok cümle kurar. Büyükler tarafından akranlarla kıyaslanan kişi kendini başkalarıyla kıyaslamayı öğrenir. Kendinden iyi durumdakileri gördükçe, daha iyi olmak için çabalar; kötü durumda olduğunu düşündüğü kişileri fark ettikçe, halinden memnuniyet duyar.

Herkes kendi başarılarını ve önemini değerlendirme çabası içindedir. Kıyaslama davranışı bu çabanın bir sonucu olarak ortaya çıkar.1 Kıyaslama; kişinin kendine ve toplumdaki yerine bakışını, performans göstermedeki verimliliğini ve esenliğini etkileyen bir eylemdir.2,3 Kıyaslamanın kişi üzerindeki etkileri kendinden kötü ya da iyi durumda görülen kişi ile kendini karşılaştırmaya göre değişiklik gösterir.3

İyi durumda olduğu düşünülen kişi ile kendini kıyaslama

İnsanlar; kariyerinde, sosyal ilişkilerinde ya da spesifik alanlarda iyi durumda olduğunu düşündüğü kişilerin özelliklerini kendi özellikleri ile karşılaştırır. O kişinin neden daha iyi performans sergilediğini anlamak ister. Bu karşılaştırmanın amacı genelde, benzer performansı sergileyip başarıya ulaşmak olur.

Hedefler doğrultusunda motivasyon kaynağı ve yol gösterici olan kişilerin başarı hikayelerini bilmek kendi yolunu çizmek için fayda sağlar.3,4 Hayat boyunca farklı kişiler değişik alanlardaki başarılarından dolayı rol model haline gelir. Mesela, kişi kendiyle aynı meslekte birinin kariyerindeki başarısını takdir edip onun gibi olmak isteyebilir. Rol model alınan kişinin adımlarını takip etmek ve onun deneyiminden dersler çıkarmak, hedeflenen başarıya ulaşmaya yardımcı olur.3,4

Kişinin gelişimi için motivasyon kaynağı olabilen kıyaslama davranışı, kendindeki eksikliklere odaklanmayı artırdığında sorun haline gelir. Özellikle model alınan kişinin başarısına ulaşamayınca kişi, kendini yargılamaya başlar. “Ben yetersizim, başaramam, onlar gibi olamam, hep böyle geride kalacağım.” gibi cümleler ile kendisini küçümser. Sonuçta yoğun ve uzun süreli üzüntü, hayal kırıklığı, kendisine ve çevresine yönelik öfke duyar. Kendine karşı yargılarının ve yoğun duygularının üstesinden gelemeyip anksiyete ve depresyona varan psikolojik sorunlar geliştirebilir.5,6,7

Sosyal medya üzerinden kendini kıyaslama

Sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ile başkalarının başarı tablolarına erişmek çok kolay hale geldi. Akademi, kariyer, sosyallik, müzik gibi alanlarda yeteneklerini sergileyen birçok kişiye tek tıkla ulaşılabilir. Kendinden daha iyi durumda olduğu düşünülen kişiler görülebilir. Sonuç olarak sosyal medyanın etkisi ile kişi, kendini daha fazla başkalarıyla kıyaslamanın içinde bulur. Örneğin, sürekli gezen ve mutlu bir imaj veren hesapları takip etmek, her gün işe gidip gelen ve hiçbir aktiviteye katılmayan bir kişinin hayatından memnun olmamasına neden olur. Örnekteki kişi tek bir video veya hesap görerek memnuniyetsizlik duymaz. Sosyal medyayı her açtığında kendisinden daha özgür yaşayabilen, daha iyi yaşam şartlarına sahip birçok kişiyi görerek “Ben neden bu hayatı yaşamıyorum.” sorgulamasına başlar. Ancak sürekli daha iyiye maruz kalıp kendi yaşam şartlarını eleştirmekten öteye gitmezse memnuniyetsizliği artarak devam eder.7

Kötü durumda olduğu düşünülen kişi ile kendini kıyaslama

Kıyaslamak deyince neden akla hep kendini eksik görmek gelir? Oysa insanlar, kendilerinden kötü durumda olduğunu düşündükleri kişileri gözlemleyerek mevcut durumlarından memnun olmayı başarır. Bu kıyaslama, kendi başarılarını takdir etmek için bir motivasyon olur.1,3

Diğer yandan; kendini kötü durumda görülen kişi ile kıyaslamak, kişisel gelişim çabasının önüne geçerek sorun haline gelebilir.3 Kişinin elde ettiği başarılar önemlidir. Fakat başarının devam etmesi için öğrenmeye ve çabalamaya devam etmek gerekir. Bir üniversite öğrencisini düşünelim. Dersinin ilk sınavından geçme sınırında bir not alır. Bu öğrencinin ana motivasyon kaynağı sınıf arkadaşları ise aldığı notu diğer öğrencilerin aldığı not ile kıyaslar. Geçer not alamamış öğrencilere odaklanıp rehavete kapılırsa “Bu kadar çalışmak dersi geçmem için yetiyor.” diye düşünür. Dönem boyunca yeni konular anlatılır, daha detaylı bilgiler paylaşılır. Eski bilgilerini unutmadan biriken bilgileri öğrenebilmesi için ilk sınav için çalıştığından daha fazla çalışması gerekir. Ancak kendinden daha kötü not alan öğrenciler ile kendini kıyasladığı için yeterli çabayı göstermeyen öğrenci dersi geçemez.

Herkes yorucu bir iş yükünden kaçmak ister. Kötü durumda olanla kendini kıyaslamak, içine girmek istenmeyen yoğun çabadan kişiyi korur. Kişi, kendinden kötü durumda olanı iş yükünden kurtulmak için bir dayanak olarak kullanır. Ancak çabalamaya devam etmeyen, başarılarını devam ettirmekte zorlanır. Sonuçta yetersizlik hissine kapılır; üzüntü ve öfke duyar. Bu duygular nedeniyle tekrar başarılı olmak için motive olmakta zorlanır.

Kıyaslamanın istenmeyen sonuçları ile baş etmek

Farklı yaşamları görüp merak etmek, başkalarının hayatlarına özenmek doğaldır. Kendini sürekli iyi ya da kötü durumda olanla kıyaslayan kişi; üzüntü, öfke, kaygı gibi duygular hissedebilir.8 Kendini sık sık başkalarıyla kıyaslamak, bu duyguların çok yoğun hissedilip taşınamaz hale gelmesine neden olur. Kişi kendiyle ilgili olumsuz düşüncelere kapılır. İstenmeyen duygu ve düşünceleriyle baş etmek için farklı yöntemlere başvurur. Bazen, bireysel çaba etkili ve yeterli olmaz. Bunun sonucunda kıyaslama, kişinin hayatında sorun haline gelir. Kişinin kıyaslamanın verimli tarafından faydalanması için Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT); duygu düzenleme ve sıkıntılara çözüm odaklı bakabilme becerilerini kişiye kazandırır. Böylece kişi, kıyaslama sonucunda ortaya çıkan sorunlar ile baş edebilir.

Devamını Oku